19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI
19/5/2009 · Kategori: A_S_P

Geleceğimizin teminatı, aydınlık yarınların umudu gençler bayramınız kutlu olsun. . .
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
ANLAYIŞ FARKI
24/11/2008 · Kategori: A_S_P
''Tanrı, iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır.
Yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Tanrı'yı kullanırlar.''
Giordano Bruno ( 1548-1600)
Milliyet
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Dumlupınar'da bir KARAMAN'lı
24/4/2008 · Kategori: A_S_P
.jpg)
.jpg)
.jpg)
Dumlupınar'da vatanı için şehit düşen KARAMAN'lılar. Güzel ülkemizde şu anda yaşayabiliyorsak Atamızın önderliğinde bu kahramanlara borçluyuz. Rahmet ve şükranla anıyorum.
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
Soya Unu
24/4/2008 · Kategori: A_S_P
UN VE UNLU MAMÜLLER İMALATCILARI EV HANIMLARININ DİKKATİNE
EN DOĞAL PROTEİN KAYNAĞI
UN VE UNLU MAMÜLLERDE KALİTE VE KAZANÇ KAPISI ÜRÜN
SOYA UNU
- Kullanılan mamül maddeyi beyazlaştırır.
- Su tutma kapasitesinin yüksek olmasının bir etkisi olarak. Son ürünün daha yumuşak olmasını sağlar.
- Son ürünün bayatlamasını geciktirir, yani raf ömrünü artırır.
- Gluten yapısını destekleyerek hamurun elastikiyetini artırır.
- İçerdiği lesitin. Hamurun tavaya yapışmasını önler.
- (Lesitin halk arasında kolesterolü düşürdüğüne, hafızayı güçlendirdiğine, karaciğer fonksiyonlarını düzelttiğine inanılmaktadır.)
- Hamur işlerinin kızartılması sırasındaki yağ emişini önlemeye yardımcı olur.
- Enzim aktivesi sayesinde, hamurda beklenen biyokimyasal reaksiyonları hızlandırır.
- Son üründe istenen doğal kokuyu sağlar ki, bu asla yağ kokusu değildir.
- Ekmekte sert kabuk ve sert taban oluşumunu önler.İyi kızarmış güzel görünümlü kabuk elde edilir.
- Pişirme süresini kısaltır.
- Ürünü nemli tuttuğu için mikrodalga fırında pişirilmesini kolaylaştırır.
- Ürünün protein değerini artırdığından diyet yapanlarda tercih edebilirler.
- Ürünün sindirilebilirliğini artırır.
ÜRÜNÜN KULLANIM ŞEKLİ NASIL OLMALIDIR, MİKTARI NASIL AYARLANMALIDIR.
Genel uygulama,hamur hazırlama aşamasında yoğurma kazanına katılması şeklindedir.Homojen bir karışım elde edilecek şekilde hemen buğday ununun ardından önerilen miktarda soya unu katılır.Burada dikkat edilecek en önemli nokta soya unu’nun kaldıracağı suyun hamura verilecek toplam su miktarına eklenmesidir.
Dikkat edilecek diğer bir nokta pişirme süresinin kısa tutulması veya sadece buğday unundan hazırlanmış hamura göre daha düşük sıcaklıkta pişirilmesidir. Soya unu kullanılmadan hazırlanan hamurdan elde edilen somunun pişirilmesi sırasında su kaybı %18 iken, %2 soya unu kullanılarak elde edilen somunun pişirilmesi sırasındaki su kaybı %15,7 dir. Çünkü soya unu pişirme sırasında buharlaşmayı en az dereceye düşürür.
Örnek verirsek fırın ürünlerinde yüksek besin değeri ile ürünü zenginleştirdiğinden %2 – 3 oranında kullanıldığında hamurun su tutma kapasitesini artırdığından dolayı kazan veriminde %7 artış sağlar. Bu da, 200 gram ağırlığında en az 40 adet fazla ekmek üretilmesi demektir.
Yine yağsız soya unu kullanılarak kaliteli kek üretmek mümkündür.Un ağırlığı esas alınarak % 5 – 6 oranında soya unu kullanıldığında aroma ve tekstürü güzel, raf ömrü uzun kekler elde edilir.Bisküvilerde % 2 – 5 oranında soya unu kullanıldığında hamurun olgunlaşmasını güçlendirir ve makine ile uyumunu artırır.
Soya unu gluten içermediği için tek başına ekmek yapımında kullanılamaz. Hamura eklenen her birim yağsız soya unu için 2 – 3 kat su eklenmesi gerekir.Önerilen kullanılan miktarı un üzerinde % 3’dür. Kaldırdığı suya göre oluşturduğu hacimle üretilecek fazla ürün ise unun bedelini rahatlıkla karşılar.Yukarıda verdiğimiz örnekte olduğu gibi.
Soya ununun unlu mamul üreticisinin ekonomisine sağladığı katkıların yanı sıra son ürün kalitesinin yükselmesi de ayrı bir kalıcı etki sağlar.
Ahmet Şükrü PEMBECİ
Karaman Ticaret Borsası
Laborant - Eksper
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
temel gıda
13/4/2008 · Kategori: A_S_P
TEMEL GIDA DEYİP GEÇMEYİN
UN ve UNLU MAMÜLLERİN SAĞLIĞIMIZ AÇISINDAN ÖNEMİ: "DOĞALA DÖNÜŞ"
Gerek evlerimizde gerekse sanayide ve imalathanelerde kullandığımız, beslenmemizin büyük bölümünü oluşturan kaçınılmaz besin kaynağı olan un ve unlu mamüller sağlığımızı direk olarak etkilemektedir. Bu etki kendini uzun vadede gösterdiğinden biz tüketiciler konunun önemini çok geç fark etmekteyiz ve çeşitli rahatsızlıkların ortaya çıkmasıyla olumsuz etkilendiğimizin farkına varmaktayız ki bunun da bazı durumlarda tedavisi mümkün olmayabilir.
Hepimizin de bildiği gibi kullandığımız unlar sadece buğday ve diğer tahıl tanelerinden elde edilir. Doğal olan kullandığımız unun renginin de buğday rengine yakın olması gerekir. Yani beyaz un veya bembeyaz un elde etmek mümkün değildir. Bu sadece Anadolu Beyaz buğdaylardan ve diğer bazı buğdaylardan üretilmektedir.
Unlar doğal olarak yapısal beyazlık verir bu da bizim anladığımız beyazlık veya bembeyazlık değildir. Un yapısı itibarı ile bünyesinde vitaminler, mineraller, proteinler, karbonhidratlar, enzimler bulundurur. Bu maddelerden vitaminler, mineraller ve proteinler buğday tanesinin dış kabuğundaki kepek ve öz kısmında daha yoğun şekilde bulunmaktadır.
Teknoloji kullanarak daha beyaz un elde etmek için tahıl tanesinin dış kabuğunu [kepeğini]ve rüşeymini [embriyo, kökçük] ayırarak buğdayın sadece gövdesi öğütülüyor. Buna birde daha beyaz olmasını sağlamak için katkı maddesi kullanıldığında uzun vadede sağlık sorunları olan; başta doğal yollarla alınan E vitamini eksikliği, kalın bağırsak hastalıkları buna bağlı olarak sindirimden dolayı mide rahatsızlıkları, diş çürümeleri gibi rahatsızlıkların baş göstermesi kaçınılmaz sonuçtur.Posa değeri yüksek gıdalarla beslenen toplumlara göre posa değeri düşük gıdalarla beslenen toplumlar arasında sağlık farkları görülmektedir. Özellikle buğday kepeği posasının kan lipitlerinin yükselmesini önlediği bilinmektedir. Kan lipitlerinin yüksekliği, koroner kalp hastalıkları için önemli risk taşımaktadır. Kalori gereksinimlerinin %80’ini ekmekten alan kimselerde koroner kalp rahatsızlığı ve kalp sertliğinin görülmediği tespit edilmiştir. Ayrıca kepekli ekmeklerin diğer beyaz undan elde edilen ekmeklere göre enerji değeri daha düşüktür. Bu nedenle insanlara doygunluk hissi verir. Kilo almak istemeyenlerin, peklikten yakınanların başvuracağı en uygun besin türüdür.
Bilindiği gibi E vitamini; vücutta hücre zarlarının dayanıklılığını artırır, yaşlılığı geciktirir ve yanı sıra bağışıklık sistemini destekleyerek kanseri önler.
Bizler beyaz (katkı maddeleri) un kullanmakta ısrarlı olduğumuz sürece üreticilerde ister istemez bu talep doğrultusunda un üretme yoluna gideceklerdir. Böylece buğdayda başta E vitamini olmak üzere diğer vitaminleri, karbonhidratları ve protein değerleri, mineralleri, kalsiyumu, fosforu, magnezyumu, demiri, çinkosu, rüşeymi ve kepeği değirmende kalacaktır.
Kendi sağlığımız, toplumun sağlığı ve gelecek nesillerimizin sağlığı için bizlerin şimdiden daha duyarlı ve bilinçli olması gerekmektedir.
Ahmet Şükrü PEMBECİ
Laborant-Eksper
Karaman Ticaret Borsası
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
« Önceki ::